Her göğüs ağrısı kalp kaynaklı değildir; kas-iskelet sistemi, mide-bağırsak sistemi, akciğerler ve psikolojik faktörler gibi birçok farklı neden göğüs ağrısına yol açabilir. Ancak ağrının kalp krizi gibi ciddi bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı mutlaka değerlendirilmelidir.
Kas kaynaklı ağrılar, özellikle göğüs duvarındaki kaslarda zorlanma veya iltihaplanma sonucu ortaya çıkar. Bu tür ağrılar genellikle hareketle artar ve belirli bir noktada hissedilir. Kalple ilgili ağrılardan farklı olarak, istirahatle azalabilir veya pozisyonla değişiklik gösterebilir.
Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD), mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla meydana gelen yanma tarzında göğüs ağrısına neden olur. Bu ağrı çoğunlukla yemek sonrası artar ve yatar pozisyonda şiddetlenir. Kalp kaynaklı ağrılarla karışabileceği için dikkatli değerlendirilmelidir.
Anksiyete bozuklukları ve panik ataklar da göğüs ağrısına yol açabilir. Çarpıntı, nefes darlığı ve ölüm korkusu gibi belirtilerle birlikte görülebilir. Bu tür ağrılar organik bir nedene bağlı olmasa da hastalar için oldukça rahatsız edicidir ve psikiyatrik destek gerektirebilir.
Göğüs Ağrısı Nedir ve Nasıl Hissedilir?
Göğüs ağrısı, göğüs kemiği çevresinde veya göğüs kafesinin farklı noktalarında hissedilen rahatsızlık olarak tanımlanır. Ağrı; baskı, yanma, batma, sıkışma ya da dolgunluk hissi şeklinde tarif edilebilir. Bazı kişilerde kısa süreli ve hafif olurken, bazılarında daha şiddetli ve uzun sürebilir.
Ağrının karakteri, süresi, hangi durumlarda arttığı veya azaldığı tanı sürecinde önemli ipuçları verir. Örneğin hareketle artan bir ağrı ile efor sırasında ortaya çıkan bir ağrı farklı değerlendirilir.
Kalple İlgili Göğüs Ağrıları Nasıl Ortaya Çıkar?
Kalp kaynaklı göğüs ağrıları genellikle kalp kasına yeterli kan gitmemesiyle ilişkilidir. Bu durum çoğu zaman efor sırasında, merdiven çıkarken ya da hızlı yürürken hissedilir. Ağrı genellikle göğsün ortasında baskı veya sıkışma şeklinde tanımlanır.
Bazı hastalar ağrının sol kola, boyuna, çeneye veya sırta yayıldığını ifade eder. Eşlik eden nefes darlığı, terleme, mide bulantısı gibi belirtiler de kalp kaynaklı durumlarda görülebilir. Ancak bu belirtilerin her zaman aynı şekilde ortaya çıkmadığı unutulmamalıdır.
Kalp Dışı Nedenlerle Oluşan Göğüs Ağrıları
Göğüs ağrısının önemli bir bölümü kalp dışı nedenlere bağlıdır. Bu durumlar genellikle hayati risk taşımaz, ancak yine de dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Kas ve İskelet Sistemi Kaynaklı Ağrılar
Göğüs duvarındaki kaslar, kaburgalar ve eklemler ağrının sık görülen nedenleri arasındadır. Özellikle ani hareketler, ağır kaldırma veya uzun süreli kötü duruşlar sonrasında ortaya çıkabilir. Ağrı genellikle bastırmakla veya belirli hareketlerle artar.
Bu tür ağrılar çoğu zaman keskin veya batıcıdır ve belirli bir noktada lokalizedir. Dinlenme ile azalması da ayırt edici bir özellik olabilir.
Sindirim Sistemiyle İlişkili Ağrılar
Yemek borusu ve mide kaynaklı sorunlar da göğüs ağrısına yol açabilir. Reflü, mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla yanma hissi oluşturur. Bu ağrı bazen kalp ağrısıyla karıştırılabilir.
Ağrı genellikle yemeklerden sonra artar, öne eğilmekle veya yatmakla belirginleşebilir. Ekşi tat, geğirme ve mide yanması gibi belirtiler eşlik edebilir.
Akciğer ve Solunum Sistemi Nedenleri
Akciğer enfeksiyonları, zatürre veya akciğer zarını etkileyen durumlar göğüs ağrısına neden olabilir. Bu ağrılar genellikle nefes almakla artar ve öksürükle birlikte görülebilir.
Ağrının solunumla ilişkisinin olması, kalp dışı nedenleri düşündürebilir. Ancak bazı ciddi durumların da benzer belirtiler gösterebileceği akılda tutulmalıdır.
Stres ve Kaygıya Bağlı Göğüs Ağrıları
Yoğun stres, anksiyete ve panik atak sırasında göğüs ağrısı hissedilebilir. Bu ağrı genellikle ani başlar, çarpıntı ve nefes alamama hissi eşlik edebilir. Kişi kalp krizi geçirdiğini düşünebilir.
Stres kaynaklı ağrılar, tıbbi değerlendirme sonrasında genellikle kalp hastalığı saptanmayan kişilerde görülür. Yine de ilk kez ortaya çıkan şikâyetlerde ayırıcı tanı önemlidir.
Göğüs Ağrısında Hangi Durumlar Daha Ciddidir?
Her göğüs ağrısı acil bir durum anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler varsa vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme gerekir. Ağrının eforla artması, uzun sürmesi veya dinlenmekle geçmemesi dikkat çekicidir.
Buna ek olarak bayılma hissi, soğuk terleme, şiddetli nefes darlığı gibi belirtiler varsa altta yatan ciddi bir neden olabileceği düşünülür. Özellikle daha önce kalp hastalığı öyküsü olan kişilerde bu belirtiler önemlidir.
Tanı Sürecinde Neler Değerlendirilir?
Göğüs ağrısının nedenini belirlemek için öncelikle ayrıntılı bir hasta öyküsü alınır. Ağrının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve nasıl hissedildiği değerlendirilir. Fizik muayene, kalp ve akciğer seslerinin dinlenmesini içerir.
Gerekli görülen durumlarda elektrokardiyografi, kan testleri veya görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Bu testler, ağrının kalp kaynaklı olup olmadığını ayırt etmeye yardımcı olur. Tanı sürecinin kişiye özel olduğu unutulmamalıdır.
Hastalar Bu Süreçte Ne Bekleyebilir?
Göğüs ağrısı yaşayan kişiler genellikle belirsizlik ve kaygı hisseder. Yapılan değerlendirmeler sonucunda çoğu zaman kalp dışı bir neden saptanır. Bu durum hastalar için rahatlatıcı olabilir.
Ancak hangi neden olursa olsun, şikâyetlerin hafife alınmaması önemlidir. Özellikle ilk kez yaşanan veya giderek artan göğüs ağrılarında uzman değerlendirmesi gereklidir.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 25 yılı aşkın deneyime sahip bir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanıdır. Türkiye’de kapalı kalp ve atan kalpte bypass ameliyatlarının öncülerindendir. Bugüne kadar binlerce başarılı ameliyat gerçekleştirmiş, ulusal ve uluslararası dergilerde 100’den fazla bilimsel makale yayımlamıştır.
