Çoklu damar hastalığı, kalbi besleyen birden fazla koroner arterde ileri derecede daralma veya tıkanıklık bulunmasıyla karakterize ciddi bir kardiyovasküler hastalıktır. Bu durum miyokardın yeterli oksijenlenmesini engelleyerek göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kalp krizi riskinde belirgin artışa yol açar.
Koroner arterlerde birden fazla darlık bulunması, hastalığın seyrini ağırlaştırır ve tedavi planlamasını doğrudan etkiler. Anjiyografik değerlendirme ile damar tutulumunun yaygınlığı belirlenir; üç damar hastalığı veya ana koroner tutulum varlığında cerrahi revaskülarizasyon sıklıkla tercih edilir.
Çoklu damar hastalığında risk faktörleri arasında diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi ve sigara kullanımı ön planda yer alır. Bu faktörler damar duvarında aterosklerotik plak oluşumunu hızlandırarak lümen daralmasına neden olur ve kardiyak olay görülme olasılığını artırır.
Çoklu damar hastalığının tedavisinde medikal tedavi, perkütan koroner girişim ve koroner arter baypas cerrahisi seçenekleri değerlendirilir. Tedavi yaklaşımı hastanın klinik durumu, eşlik eden hastalıkları ve damar anatomisine göre multidisipliner ekip tarafından belirlenir.
Çoklu Damar Hastalığı Nedir?
Çoklu damar hastalığı, vücuttaki birden fazla ana atardamarın daralması veya tıkanması durumunu ifade eder. Genellikle ateroskleroz adı verilen ve atardamar duvarlarında plak birikimiyle karakterize edilen ilerleyici bir rahatsızlıktır. Bu plaklar, zamanla damarları daraltarak kan akışını kısıtlar ve organlara yeterli oksijen ve besin gitmesini engeller. ÇDHD, sadece kalbi besleyen koroner arterleri değil, aynı zamanda beyne giden karotid arterleri, bacakları besleyen femoral arterleri ve diğer büyük damarları da etkileyebilir. Bu durumun yaygınlığı ve etkilediği bölgeler, hastalığın ciddiyetini ve potansiyel komplikasyonlarını artırır.
Aterosklerozun Mekanizması
Ateroskleroz, genellikle yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara kullanımı ve diyabet gibi risk faktörlerinin bir araya gelmesiyle tetiklenen karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte, damar duvarlarının iç yüzeyinde LDL (kötü) kolesterol birikmeye başlar. Zamanla, bu kolesterol birikintileri iltihaplanır ve bağ dokusuyla kaplanarak plakları oluşturur. Bu plaklar, damar lümenini daraltarak kanın pıhtılaşma riskini artırır. Plakların yırtılması durumunda ise ani pıhtı oluşumu meydana gelebilir ve bu da kalp krizi veya inme gibi acil tıbbi durumlara yol açabilir.
ÇDHD’nin Etkilediği Ana Damar Sistemleri
- Koroner Arter Hastalığı (KAH): Kalbi besleyen damarların etkilenmesi durumudur. Bu, göğüs ağrısı (anjina), kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açabilir.
- Periferik Arter Hastalığı (PAH): Genellikle bacakları ve kolları besleyen damarların daralmasıdır. Yürüme sırasında bacak ağrısı (klodikasyon), iyileşmeyen yaralar ve uzuv kaybı riski gibi sorunlara neden olabilir.
- Karotid Arter Hastalığı: Beyne kan taşıyan karotid arterlerin daralmasıdır. Bu durum, inme riskini önemli ölçüde artırır.
- Renal Arter Hastalığı: Böbrekleri besleyen arterlerin daralmasıdır. Yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Bu farklı damar sistemlerinin aynı anda etkilenmesi, hastalığın genel prognozunu ve tedavi stratejilerini daha karmaşık hale getirir.
Çoklu Damar Hastalığının Nedenleri ve Risk Faktörleri
Çoklu damar hastalığının gelişmesinde hem değiştirilebilir hem de değiştirilemez birçok faktör rol oynar. Bu faktörlerin anlaşılması, hastalığın önlenmesi ve yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Değiştirilebilir Risk Faktörleri
- Yüksek Kolesterol: Özellikle LDL kolesterol seviyelerinin yüksek olması, aterosklerozun ana nedenlerinden biridir. Yüksek trigliserit seviyeleri de riski artırır.
- Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon): Kan basıncının sürekli olarak yüksek olması, damar duvarlarına zarar verir ve plak birikimini hızlandırır. 2022 yılında yayınlanan bir meta-analiz, hipertansiyonun damar hastalıkları riskini %40 oranında artırdığını göstermiştir.
- Sigara Kullanımı: Nikotin ve diğer kimyasallar damar duvarlarına zarar verir, kan akışını bozar ve pıhtılaşma eğilimini artırır. Sigara içenlerde ÇDHD riski, içmeyenlere göre 3 kat daha fazladır.
- Diyabet (Şeker Hastalığı): Yüksek kan şekeri seviyeleri, damar duvarlarını tahrip eder ve aterosklerozu hızlandırır. Diyabet hastalarında kalp krizi riski, diyabetik olmayanlara göre 2-4 kat daha yüksektir.
- Obezite: Aşırı kilo, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet riskini artırarak dolaylı yoldan ÇDHD’ye katkıda bulunur.
- Fiziksel Hareketsizlik: Düzenli egzersiz eksikliği, kilo alımına, yüksek tansiyona ve kolesterol seviyelerinin yükselmesine neden olabilir.
- Sağlıksız Beslenme: Doymuş yağlar, trans yağlar, sodyum ve şeker açısından zengin bir diyet, ateroskleroz riskini artırır.
- Kronik Stres: Uzun süreli stres, kan basıncını yükseltebilir ve iltihaplanmayı artırarak damar sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Değiştirilemez Risk Faktörleri
- Yaş: Yaş ilerledikçe damar sertliği ve plak birikimi riski artar. Erkeklerde genellikle 50 yaşından sonra, kadınlarda ise menopoz sonrası risk artışı gözlemlenir.
- Aile Öyküsü: Ailede erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Özellikle 55 yaşından önce babada veya erkek kardeşlerde, 65 yaşından önce anne veya kız kardeşlerde kalp krizi geçirilmesi önemli bir risk faktörüdür.
- Cinsiyet: Genellikle erkeklerde daha erken yaşlarda görülse de, menopoz sonrası kadınlarda risk erkeklerle eşitlenir ve hatta artabilir.
Bu risk faktörlerinin birçoğu bir arada bulunduğunda, çoklu damar hastalığı geliştirme olasılığı önemli ölçüde artar. Bu nedenle, risk faktörlerinin farkında olmak ve bunları yönetmek hayati önem taşır.
Çoklu Damar Hastalığının Belirtileri
Çoklu damar hastalığının belirtileri, hastalığın hangi damar sistemini etkilediğine ve daralmanın derecesine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı durumlarda, özellikle erken evrelerde, hastalık belirti vermeyebilir. Ancak, kan akışının ciddi şekilde kısıtlanmaya başladığı durumlarda belirgin semptomlar ortaya çıkar.
Koroner Arter Hastalığı Belirtileri
- Göğüs Ağrısı (Anjina Pektoris): En yaygın belirtidir. Genellikle göğsün ortasında hissedilen, baskı, sıkışma veya yanma şeklinde tarif edilen bir ağrıdır. Ağrı, sol kola, boyuna, çeneye veya sırta yayılabilir. Eforla artar, istirahatle azalır.
- Nefes Darlığı: Özellikle efor sırasında hissedilen ve nefes alamama hissi.
- Yorgunluk ve Halsizlik: Günlük aktiviteleri yaparken aşırı yorgunluk.
- Çarpıntı: Düzensiz veya hızlı kalp atışları.
- Mide Bulantısı ve Terleme: Özellikle kalp krizi sırasında görülebilir.
Periferik Arter Hastalığı Belirtileri
- Klodikasyon (Yürüme Ağrısı): Bacak kaslarında, özellikle baldırda, yürüme sırasında ortaya çıkan kramp veya ağrı. Dinlenince geçer.
- Bacaklarda Soğukluk ve Uyuşukluk: Etkilenen bacak veya kolda hissedilen soğukluk ve his kaybı.
- Cilt Değişiklikleri: Cildin soluk veya mavimsi görünmesi, tüy dökülmesi, tırnakların kalınlaşması.
- İyileşmeyen Yaralar: Ayaklarda veya bacaklarda oluşan yaraların iyileşmemesi, kangren riski.
Karotid Arter Hastalığı Belirtileri
Karotid arter hastalığı genellikle ani ve ciddi semptomlarla kendini gösterir. Bunlar genellikle geçici iskemik atak (GİA) veya inme (felç) belirtileridir:
- Ani Konuşma Bozukluğu: Anlaşılmaz konuşma veya kelime bulamama.
- Ani Görme Kaybı: Tek veya çift taraflı görmede ani bulanıklık veya kayıp.
- Ani Kol veya Bacak Zayıflığı/Uyuşukluğu: Vücudun bir tarafında ani güç kaybı veya hissizlik.
- Ani Denge Kaybı ve Baş Dönmesi: Yürümede zorluk, koordinasyon kaybı.
- Ani Şiddetli Baş Ağrısı: Nedeni bilinmeyen ani ve şiddetli baş ağrısı.
Renal Arter Hastalığı Belirtileri
- Yeni Başlayan veya Kötüleşen Yüksek Tansiyon: Özellikle 65 yaş üstü kişilerde veya ani başlayan dirençli hipertansiyon.
- Böbrek Yetmezliği Belirtileri: Yorgunluk, ödem (şişlik), idrar miktarında azalma.
Bu belirtilerin herhangi birini yaşayan kişilerin derhal bir sağlık profesyoneline başvurması hayati önem taşır. Erken teşhis ve tedavi, ciddi komplikasyonları önleyebilir.
Çoklu Damar Hastalığının Teşhisi
Çoklu damar hastalığının teşhisi, hastanın tıbbi öyküsü, fizik muayenesi ve çeşitli tanı testlerinin bir kombinasyonunu içerir. Amaç, etkilenen damarları, daralmanın derecesini ve hastalığın yaygınlığını belirlemektir.
Tıbbi Öykü ve Fizik Muayene
Doktor, hastanın belirtilerini, risk faktörlerini (aile öyküsü, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon vb.) ve yaşam tarzını detaylı olarak sorgular. Fizik muayenede ise kan basıncı ölçümü, nabız kontrolü, kalp ve akciğer seslerinin dinlenmesi, bacaklardaki nabızların kontrolü ve ciltteki değişikliklerin değerlendirilmesi gibi adımlar yer alır.
Tanı Testleri
- Kan Testleri: Yüksek kolesterol (LDL, HDL, trigliserit), kan şekeri, böbrek fonksiyonları ve iltihap belirteçleri gibi değerleri ölçmek için kullanılır. Kardiyak markerlar (troponin, CK-MB) kalp krizi şüphesinde önemlidir.
- Elektrokardiyografi (EKG): Kalbin elektriksel aktivitesini kaydederek kalp ritim bozukluklarını ve kalp krizi belirtilerini tespit edebilir.
- Efor Testi (Stres Testi): Hastanın egzersiz yaparken EKG’sinin çekilmesidir. Kalbin efor altındaki performansını değerlendirir ve koroner arterlerdeki daralmayı dolaylı olarak gösterebilir.
- Ekokardiyografi (EKO): Kalbin ultrasonografik görüntülemesidir. Kalp kasının hareketini, kapak fonksiyonlarını ve kalbin pompalama gücünü değerlendirir.
- Doppler Ultrasonografi: Damarlardaki kan akışını ve daralmaları değerlendirmek için kullanılır. Özellikle karotid ve periferik arter hastalıklarının teşhisinde etkilidir.
- Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi (BT Anjiyo): Damarların detaylı 3 boyutlu görüntülerini elde etmek için kontrast madde kullanılır. Hem koroner hem de diğer büyük damarlardaki daralmaları ve tıkanıklıkları gösterebilir.
- Manyetik Rezonans Anjiyografi (MR Anjiyo): BT anjiyoya benzer şekilde damarların görüntülenmesini sağlar ancak radyasyon içermez. Özellikle beyin ve karotid arterlerin değerlendirilmesinde kullanılır.
- Koroner Anjiyografi (Kateter Anjiyografi): ÇDHD teşhisinde altın standart olarak kabul edilir. Kasık veya kol atardamarından ince bir kateter ilerletilerek kalbi besleyen koroner arterlere ulaşılır ve özel bir boya (kontrast madde) verilerek röntgen görüntüleri alınır. Bu yöntem, daralmaların yerini, şiddetini ve tipini en doğru şekilde belirler ve aynı zamanda tedavi (anjiyoplasti ve stent) için de kullanılabilir.
- Vücut Mr (Tüm Vücut MR): Son yıllarda geliştirilen bu yöntem, tüm vücuttaki ana damar sistemlerini tek seferde değerlendirme potansiyeline sahiptir ve ÇDHD’nin yaygınlığını belirlemede yardımcı olabilir.
Doktor, hastanın durumuna en uygun testleri seçerek kesin teşhisi koyar ve tedavi planını oluşturur.
Çoklu Damar Hastalığının Tedavisi
Çoklu damar hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, etkilenen damar bölgelerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre kişiye özel olarak planlanır. Tedavinin temel amaçları, semptomları hafifletmek, kan akışını iyileştirmek, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve yaşam kalitesini artırmaktır. Tedavi genellikle yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve bazı durumlarda cerrahi veya girişimsel işlemlerin bir kombinasyonunu içerir.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Her hasta için temel tedavi unsurudur ve ilaç tedavisinin etkinliğini artırır:
- Sağlıklı Beslenme: Düşük doymuş yağ, düşük kolesterol, yüksek lifli gıdalar (meyve, sebze, tam tahıllar) içeren bir diyet. Akdeniz diyeti sıklıkla önerilir.
- Düzenli Egzersiz: Doktorun önerdiği düzeyde düzenli aerobik egzersiz (yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi) kan dolaşımını iyileştirir ve risk faktörlerini kontrol altına alır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz hedeflenir.
- Sigarayı Bırakma: Sigarayı bırakmak, damar sağlığını iyileştirmede atılacak en önemli adımdır. 2021’de yapılan bir çalışma, sigarayı bırakan hastalarda kalp krizi riskinin %50 oranında azaldığını ortaya koymuştur.
- Kilo Kontrolü: İdeal vücut ağırlığına ulaşmak ve bunu korumak, tansiyonu, kolesterolü ve diyabeti kontrol etmeye yardımcı olur.
- Stres Yönetimi: Yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri gibi tekniklerle stres azaltılmalıdır.
İlaç Tedavisi
Doktorun reçete edeceği ilaçlar, hastalığın yönetilmesinde kritik rol oynar:
- Antiplatelet İlaçlar (Kan Sulandırıcılar): Aspirin, klopidogrel gibi ilaçlar, trombositlerin bir araya gelerek pıhtı oluşturmasını engeller ve kalp krizi ile inme riskini azaltır.
- Statinler: Kolesterol düşürücü ilaçlardır. LDL kolesterol seviyelerini düşürerek plakların büyümesini yavaşlatır ve hatta küçülmesine yardımcı olabilir. Yeni nesil kolesterol düşürücü ilaçlar da mevcuttur.
- Beta Blokerler: Kalp hızını yavaşlatır ve kan basıncını düşürür, kalbin iş yükünü azaltır.
- ACE İnhibitörleri ve ARB’ler: Kan basıncını düşürerek böbrekleri ve kalbi korur.
- Diyabet İlaçları: Kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutarak diyabetin damarlara verdiği zararı azaltır.
Girişimsel Tedaviler ve Cerrahi
İlaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olmadığı durumlarda veya ciddi daralma ve tıkanıklıklar söz konusu olduğunda bu yöntemler devreye girer:
- Anjiyoplasti ve Stent (Perkütan Koroner Girişim – PKG): Koroner anjiyografi sırasında uygulanan bir işlemdir. Daralmış veya tıkanmış damara bir balon kateteri ile girilerek damar genişletilir ve genellikle damarın tekrar daralmasını önlemek için stent adı verilen metal bir tüp yerleştirilir. Bu işlem, koroner arterlerin yanı sıra periferik ve karotid arterler için de uygulanabilir.
- Koroner Arter Bypass Greftleme (CABG): Ciddi ve yaygın koroner arter hastalığında uygulanan açık kalp ameliyatıdır. Vücudun başka bir bölgesinden (genellikle bacak veya göğüs) alınan damar (greft), tıkalı koroner arterin önüne ve arkasına dikilerek kanın tıkalı bölgeyi atlaması sağlanır. Bu, kan akışını yeniden yönlendirir.
- Periferik Arter Bypass Cerrahisi: Bacaklardaki ciddi tıkanıklıklarda, tıkalı damarın etrafından yeni bir yol oluşturmak için greft kullanılır.
- Endarterektomi: Tıkanmış damarın içindeki plakların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Genellikle karotid arter hastalığında kullanılır.
Tedavi seçimi, hastanın bireysel durumuna, hastalığın yaygınlığına ve etkilenen damar bölgelerine göre multidisipliner bir yaklaşımla belirlenir. Kardiyologlar, kalp cerrahları, girişimsel radyologlar ve diğer uzmanlar birlikte çalışarak en uygun tedavi stratejisini oluştururlar.
Çoklu Damar Hastalığından Korunma Yolları
Çoklu damar hastalığı önlenebilir bir hastalıktır. Risk faktörlerini kontrol altına alarak ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek hastalığın gelişme riskini önemli ölçüde azaltmak mümkündür. Korunma stratejileri, hastalığın tedavisinde de temel taşları oluşturur.
Risk Faktörlerinin Yönetimi
- Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Edinin: Doymuş ve trans yağlardan fakir, meyve, sebze ve tam tahıllardan zengin bir diyet uygulayın. Tuz ve şeker tüketimini sınırlayın. Amerikan Kalp Derneği, günlük sodyum alımının 2300 mg’ın altında tutulmasını önermektedir.
- Düzenli Fiziksel Aktivite Yapın: Haftanın çoğu günü en az 30 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmaya özen gösterin. Yürüyüş, yüzme, bisiklete binme gibi aktiviteler kalp sağlığını destekler.
- Sigarayı Tamamen Bırakın: Sigara içiyorsanız, bırakmak için profesyonel yardım alın. Sigarayı bırakmak, damar sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.
- Vücut Ağırlığınızı Kontrol Altında Tutun: Obezite, kalp ve damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür. Sağlıklı bir diyet ve egzersizle ideal kilonuzu koruyun.
- Kan Basıncınızı Düzenli Olarak Kontrol Ettirin: Yüksek tansiyonunuz varsa, doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli kullanın ve yaşam tarzı değişikliklerini uygulayın. Hedef kan basıncı genellikle 130/80 mmHg altıdır.
- Kolesterol Seviyelerinizi Takip Edin: Yüksek kolesterolünüz varsa, diyet ve ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmasını sağlayın. Özellikle LDL kolesterol seviyelerinin düşük tutulması önemlidir.
- Diyabetinizi Kontrol Altında Tutun: Diyabet hastasıysanız, kan şekeri seviyelerinizi düzenli olarak kontrol edin ve doktorunuzun önerdiği tedaviye uyun.
- Alkol Tüketimini Sınırlayın: Aşırı alkol tüketimi kan basıncını yükseltebilir ve kilo alımına neden olabilir. Günde bir kadehten fazla alkol alınmamalıdır.
Düzenli Sağlık Kontrolleri
Herhangi bir belirti olmasa bile, özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin düzenli olarak doktor kontrolüne gitmeleri önemlidir. Bu kontrollerde kan basıncı, kolesterol, kan şekeri gibi değerler ölçülerek olası sorunlar erken evrede tespit edilebilir. 40 yaş üstü bireylerin yılda en az bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi önerilir.
Stres Yönetimi Tekniklerini Uygulayın
Kronik stres, damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri ve hobilerle uğraşmak gibi stres azaltıcı teknikleri hayatınıza dahil edin.
Aile Öyküsünü Bilin
Ailede erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü varsa, bu durumu doktorunuzla paylaşın ve daha dikkatli bir takip planı oluşturun. Bu bilgi, doktorunuzun sizin için en uygun önleyici stratejileri belirlemesine yardımcı olacaktır.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, sadece çoklu damar hastalığından korunmakla kalmaz, aynı zamanda genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi de önemli ölçüde iyileştirir. Unutmayın, erken önlem her zaman tedaviden daha kolay ve etkilidir.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 25 yılı aşkın deneyime sahip bir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanıdır. Türkiye’de kapalı kalp ve atan kalpte bypass ameliyatlarının öncülerindendir. Bugüne kadar binlerce başarılı ameliyat gerçekleştirmiş, ulusal ve uluslararası dergilerde 100’den fazla bilimsel makale yayımlamıştır.
