Diyabetik damar hastalığı, uzun süreli hiperglisemiye bağlı olarak küçük ve büyük damarların yapısal ve fonksiyonel bozulmasıyla gelişen kronik bir tablodur. Bu durum aterosklerozu hızlandırarak kalp, beyin ve alt ekstremite damarlarında ciddi dolaşım sorunlarına yol açar.
Diyabetik damar hastalığı belirtileri, tutulan damar yatağına göre farklılık gösterir. Alt ekstremitelerde uyuşma, soğukluk, yürüme ile artan ağrı ve iyileşmeyen yaralar sık görülür. Koroner tutulumda göğüs ağrısı ve nefes darlığı gelişebilir, belirtiler bazen sinsi seyredebilir.
Diyabetik damar hastalığında tanı, klinik değerlendirme ile birlikte laboratuvar ve görüntüleme yöntemlerine dayanır. Ayak bileği-kol indeksi, Doppler ultrasonografi ve anjiyografik incelemeler damar hasarının yaygınlığını ortaya koyar. Glisemik kontrol düzeyi tanısal süreçte önemlidir.
Diyabetik damar hastalığı tedavisi, kan şekeri regülasyonu ve kardiyovasküler risklerin azaltılmasını hedefler. Antiplatelet ve lipid düşürücü tedaviler temel yaklaşımı oluşturur. İleri olgularda endovasküler veya cerrahi girişimler gerekebilir ve düzenli ayak bakımı amputasyon riskini azaltır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Diyabetik damar hastalığı, diyabetin uzun dönem etkisiyle büyük (makrovasküler) ve küçük (mikrovasküler) damarlarda yapısal ve fonksiyonel bozulmalarla karakterize, yaygın bir damar hastalığı tablosudur. |
| Etkilenen Damarlar | Makrovasküler: Koroner arterler, serebral arterler, periferik arterler. Mikrovasküler: Retinal, renal ve nöropatik dolaşımı sağlayan küçük arteriyoller ve kapillerler. |
| Patofizyoloji | Hiperglisemiye bağlı endotelyal disfonksiyon, oksidatif stres, inflamasyon, AGE (Advanced Glycation End-products) birikimi, trombotik eğilimde artış ve damar duvarında kalınlaşma. |
| Makrovasküler Komplikasyonlar | Koroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalık (inme), periferik arter hastalığı (özellikle alt ekstremitelerde). |
| Mikrovasküler Komplikasyonlar | Diyabetik retinopati, diyabetik nefropati, diyabetik nöropati (özellikle otonom ve periferik sinirlerde). |
| Periferik Arter Hastalığı | Alt ekstremitelerde yavaş ilerleyen damar tıkanıklıkları, klodikasyon, istirahatte ağrı, ülser ve gangrene kadar ilerleyebilir. |
| Diyabetik Ayak | Diyabetik nöropati, periferik arter hastalığı ve bağışıklık sistemindeki zayıflamaya bağlı olarak gelişen, iyileşmeyen yaralar, enfeksiyon ve gangrenle karakterize tablodur. |
| Tanı Yöntemleri | Ankle-Brachial Index (ABI), Doppler USG, BT/MR anjiyografi, fundus muayenesi (retinopati için), albüminüri ve GFR ölçümü (nefropati için), sinir ileti çalışmaları (nöropati için). |
| Önleme ve Erken Müdahale | Kan şekeri regülasyonu, kan basıncı ve lipid kontrolü, düzenli egzersiz, sigara bırakılması, ayak bakımı, antiplatelet ve statin tedavisi. |
| Tedavi Seçenekleri | Glisemik kontrol (metformin, insülin vb.), antihipertansifler (ACE inhibitörleri, ARB), statinler, antiplatelet ilaçlar, yara bakımı, gerekirse revaskülarizasyon (anjiyoplasti, bypass), multidisipliner yaklaşım. |
| İzlem ve Takip | Düzenli retina muayenesi, böbrek fonksiyon testleri, ayak muayenesi, duyu kaybı kontrolü, periferik dolaşım değerlendirmesi ve yaşam tarzı yönetimi. |
Diyabetik Damar Hastalığı Nedir?
Diyabetik damar hastalığı, kanda uzun süre yüksek seyreden şekerin damar duvarlarına zarar vermesi sonucu gelişir. Yüksek glikoz düzeyi, damarların iç yüzeyini kaplayan yapıyı zayıflatır ve damarların esnekliğini azaltır. Bu durum, kan akışının bozulmasına ve organların yeterince beslenememesine yol açar. Hastalık hem küçük hem de büyük damarları etkileyebilir.
Küçük damarların etkilenmesi genellikle göz, böbrek ve sinir hasarıyla ilişkilidir. Büyük damarların tutulumu ise kalp, beyin ve bacak damarlarında ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle diyabetik damar hastalığı, yalnızca tek bir bölgeyi değil tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir problemdir.
Diyabet Damarları Nasıl Etkiler?
Diyabet, damar duvarlarında iltihabi bir süreci tetikler. Zamanla damar iç yüzeyinde yağ ve kireç benzeri maddeler birikmeye başlar. Bu birikimler damarların daralmasına ve sertleşmesine neden olur. Sonuçta kanın damarlardan rahatça geçmesi zorlaşır.
Ayrıca diyabet, pıhtılaşma eğilimini artırabilir. Bu durum, damar tıkanıklığı riskini yükseltir. Damar tıkanıklıkları ani kalp krizi, felç veya uzuv kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu etkiler genellikle uzun yıllar içinde gelişir ve erken dönemde fark edilmesi zor olabilir.
Diyabetik Damar Hastalığı Türleri
Diyabetik damar hastalığı, etkilenen damarların büyüklüğüne göre iki ana gruba ayrılır. Mikroanjiyopati olarak adlandırılan küçük damar hastalığı, daha çok göz, böbrek ve sinirleri etkiler. Retinopati, nefropati ve nöropati bu gruba girer.
Makroanjiyopati ise büyük damarların tutulumu ile karakterizedir. Kalp damar hastalığı, inme ve periferik arter hastalığı bu grupta yer alır. Özellikle bacak damarlarında görülen tıkanıklıklar, yürüme sırasında ağrıya ve ileri evrede yaralara neden olabilir.
Kimler Risk Altındadır?
Diyabet süresi uzadıkça damar hastalığı riski artar. Kan şekeri kontrolü yetersiz olan bireylerde bu risk daha yüksektir. Aynı zamanda yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve sigara kullanımı riski belirgin şekilde artırır. Hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme de olumsuz etki eder.
Ailesinde kalp ve damar hastalığı öyküsü olan diyabet hastaları daha dikkatli olmalıdır. İleri yaş, obezite ve stres de damar sağlığını olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alır. Bu risklerin bir araya gelmesi, hastalığın daha erken ve ağır seyretmesine neden olabilir.
Belirtiler Nelerdir?
Diyabetik damar hastalığının belirtileri etkilenen organa göre değişir. Kalp damarları etkilendiğinde göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çabuk yorulma görülebilir. Beyin damarları söz konusu olduğunda ani konuşma bozukluğu, güçsüzlük veya bilinç kaybı ortaya çıkabilir.
Bacak damarlarının tutulumu genellikle yürürken baldırda ağrı, soğukluk hissi ve renk değişikliği ile kendini gösterir. İleri evrede ayakta iyileşmeyen yaralar oluşabilir. Küçük damar hasarlarında ise görme bulanıklığı, idrarda protein kaçağı ve uyuşma gibi belirtiler görülebilir.
Tanı Nasıl Konur?
Tanı sürecinde hastanın şikayetleri ve diyabet süresi önemli ipuçları verir. Fizik muayene ile nabızlar değerlendirilir ve dolaşım bozukluğu belirtileri araştırılır. Kan testleri ile kan şekeri, kolesterol ve böbrek fonksiyonları kontrol edilir.
Gerekli durumlarda ultrason, anjiyografi veya tomografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Bu testler damarların yapısını ve kan akışını detaylı şekilde gösterir. Erken tanı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak açısından büyük önem taşır.
Tedavi Yöntemleri
Diyabetik damar hastalığının tedavisinde temel hedef, kan şekerini iyi kontrol altına almaktır. Kan şekeri dengesi sağlandığında damar hasarının ilerlemesi yavaşlar. Aynı zamanda tansiyon ve kolesterol düzeylerinin kontrolü de tedavinin önemli bir parçasıdır.
İlaç tedavisi ile kan akışı düzenlenebilir ve pıhtılaşma riski azaltılabilir. İleri damar tıkanıklıklarında girişimsel yöntemler veya cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavi planı, hastalığın türüne ve şiddetine göre kişiye özel olarak belirlenir.
Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Önemi
Sağlıklı yaşam tarzı, diyabetik damar hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde vazgeçilmezdir. Dengeli beslenme, kan şekerinin daha stabil seyretmesine yardımcı olur. Düzenli fiziksel aktivite, damarların esnekliğini korur ve dolaşımı iyileştirir.
Sigaranın bırakılması, damar sağlığı açısından en etkili adımlardan biridir. Stresin yönetilmesi ve yeterli uyku da genel sağlık üzerinde olumlu etki sağlar. Bu değişiklikler yalnızca damar hastalığını değil, diyabetin tüm komplikasyonlarını olumlu yönde etkiler.
Diyabetik Damar Hastalığından Korunma
Korunmanın temelinde düzenli takip ve erken müdahale yer alır. Diyabeti olan bireylerin belirli aralıklarla doktor kontrolüne gitmesi önemlidir. Kan şekeri ölçümleri ve rutin tetkikler aksatılmamalıdır.
Ayak bakımı gibi basit önlemler bile ciddi sorunların önüne geçebilir. Küçük yaraların bile ciddiye alınması gerekir. Bilinçli bir yaklaşım ve düzenli kontrol ile diyabetik damar hastalığının yol açabileceği ağır sonuçlar büyük ölçüde önlenebilir.
S.S.S.
Diyabetik damar hastalığı nasıl gelişir?
Uzun süreli yüksek kan şekeri, damar duvarına zarar vererek damarların daralmasına, sertleşmesine ve dolaşım bozukluklarına yol açar. Bu durum mikro ve makrovasküler hasara neden olur.
Diyabetik damar hastalığı en çok hangi bölgeleri etkiler?
Ayak ve bacak damarları, böbrekler (diyabetik nefropati), gözler (diyabetik retinopati) ve kalp damarları bu hastalıktan en sık etkilenen bölgeler arasındadır.
Diyabetik damar hastalığı olanlarda iyileşmeyen yaralar neden görülür?
Zayıf kan akışı, enfeksiyon riskini artırır ve bağışıklık yanıtını düşürür. Bu nedenle diyabetik hastalarda küçük yaralar bile hızla büyüyebilir ve iyileşmesi zor hale gelir.
Diyabetik damar hastalığı ampütasyona yol açar mı?
Evet, dolaşımın bozulması ve enfeksiyonlarla birleşen iyileşmeyen yaralar, ciddi vakalarda uzuv kaybına kadar ilerleyebilir. Bu yüzden erken müdahale çok önemlidir.
Diyabetik damar hastalığında hangi testler kullanılır?
Doppler ultrason, ayak nabız kontrolü, ayak basınç ölçümleri ve gerektiğinde anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleri tanıda kullanılır.
Diyabetik damar hastalığında sigara kullanımı ne kadar etkilidir?
Sigara, damar daralmasını ve tıkanmasını hızlandırarak diyabetik komplikasyonları kötüleştirir. Sigaranın bırakılması tedavinin başarısı açısından kritik önemdedir.
Diyabetik damar hastalığı nasıl önlenebilir?
Kan şekeri düzenli kontrol altında tutulmalı, dengeli beslenme, egzersiz, tansiyon ve kolesterol takibi yapılmalı, sigaradan uzak durulmalıdır.
Diyabetik damar hastalığında stent veya bypass gerekir mi?
İleri damar tıkanıklığı olan hastalarda, damar açıcı stent yerleştirme veya bypass ameliyatı gerekebilir. Müdahale, hastalığın yaygınlığına göre belirlenir.
Diyabetik damar hastalığı gözlerde görme kaybına yol açar mı?
Evet, diyabetik retinopati nedeniyle göz damarları zarar görebilir. Tedavi edilmezse ilerleyici görme kaybına hatta körlüğe neden olabilir.
Diyabetik damar hastalığında düzenli takip neden önemlidir?
Damar tıkanıklığı sinsi ilerlediği için erken tanı komplikasyonları önlemede hayati rol oynar. Düzenli doktor kontrolleri, tedavi başarısını artırır.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 25 yılı aşkın deneyime sahip bir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanıdır. Türkiye’de kapalı kalp ve atan kalpte bypass ameliyatlarının öncülerindendir. Bugüne kadar binlerce başarılı ameliyat gerçekleştirmiş, ulusal ve uluslararası dergilerde 100’den fazla bilimsel makale yayımlamıştır.
