Paravalvüler kaçak, kalp kapak protezi ile doğal kapak dokusu arasındaki uyum bozukluğu sonucu gelişen anormal kan geçişi olarak tanımlanır. Hafif olgularda asemptomatik seyredebilirken, ileri vakalarda kalp yetmezliği ve hemolitik anemiye yol açabilir.
Paravalvüler kaçak belirtileri, kaçağın derecesine ve lokalizasyonuna bağlıdır. Nefes darlığı, efor kapasitesinde azalma ve çarpıntı sık görülür. Hemolitik anemiye bağlı halsizlik ve sarılık gelişebilir. Bulgular genellikle zamanla ilerleme gösterir.
Paravalvüler kaçak tanısı, ekokardiyografik inceleme ile konur. Transözofageal ekokardiyografi, kaçağın yeri, boyutu ve hemodinamik etkilerini ayrıntılı olarak değerlendirir. Üç boyutlu görüntüleme yöntemleri tedavi planlamasında önemli katkı sağlar.
Paravalvüler kaçak tedavisi, klinik bulgular ve kaçağın şiddetine göre belirlenir. Medikal tedavi semptom kontrolünü hedefler. Uygun hastalarda perkütan kapatma yöntemleri tercih edilirken, ileri ve komplike olgularda cerrahi onarım gerekebilir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Paravalvüler kaçak (PVL), kalp kapak protezinin çevresindeki dikiş hattından (anüler bölge) kan sızması sonucu oluşan, kapak çevresindeki sızıntılı akımdır. Mekanik veya biyoprotez kapaklarda gelişebilir. |
| Görülme Sıklığı | En sık mitral ve aort kapak protezlerinde görülür. Mekanik kapaklarda biyoprotezlere göre daha sık rastlanır. |
| Nedenleri | Dikiş hattının yetersiz oturması, enfeksiyon (özellikle protez kapak endokarditi), anüler kalsifikasyon, kapak halkasında zayıflık, teknik cerrahi problemler, iyileşme dokusunda bozulma. |
| Zamanlamaya Göre | Erken PVL: ameliyat sonrası ilk haftalarda ortaya çıkar, genellikle teknik sorunlara bağlıdır. Geç PVL: enfeksiyon, doku bozulması veya kalsifikasyona bağlı gelişir. |
| Klinik Bulgular | Hafif PVL’ler genellikle asemptomatiktir. Orta-ileri PVL’de dispne, yorgunluk, çarpıntı, egzersiz intoleransı, kalp yetmezliği semptomları. Hemolitik anemi (eritrosit yıkımı) görülebilir. |
| Tanı Yöntemleri | Transtorasik ekokardiyografi (TTE), transözofageal ekokardiyografi (TEE – özellikle küçük kaçaklarda altın standart), 3D TEE ile kaçağın yeri ve boyutu daha net gösterilebilir. |
| Komplikasyonlar | Kalp yetmezliği, hemolitik anemi, tekrarlayan hastaneye yatışlar, düşük egzersiz kapasitesi, embolik olaylar. |
| Tedavi Seçenekleri | Küçük ve asemptomatik PVL’ler izlenebilir. Semptomatik, orta veya büyük PVL’lerde cerrahi revizyon veya perkütan kapatma (kapanma cihazları ile) yapılabilir. |
| Perkütan Müdahale | Özellikle yüksek cerrahi riski olan hastalarda tercih edilir. Erişim yolları transseptal, transapikal veya retrograd olabilir. Cihazla başarılı kapama sonrası semptomlar düzelebilir. |
| Cerrahi Müdahale | Yaygın veya çoklu PVL, endokardit kaynaklı kaçak, büyük defektler veya kapak disfonksiyonu varlığında tercih edilir. Kapak revizyonu veya yeniden yerleştirme gerekebilir. |
| İzlem ve Takip | Semptom, ekokardiyografi bulguları ve hemolitik parametreler (LDH, haptoglobin, retikülosit sayısı) ile düzenli izlem yapılmalıdır. Girişim sonrası yeniden kaçak gelişimi açısından dikkatli takip gerekir. |
Paravalvüler Kaçak (PVL) Nedir?
Paravalvüler kaçak, yapay kalp kapağı ile hastanın kendi kalp dokusu arasında oluşan boşluktan kanın sızması durumudur. Normalde yapay kapak, kalp dokusuna tam olarak oturur ve kanın yalnızca doğru yönde akmasını sağlar. Ancak bazı durumlarda bu uyum tam sağlanamaz ve kapak çevresinden geri kaçış olur. Bu kaçışa “paravalvüler” yani kapak çevresinden olan kaçak adı verilir.
PVL, mekanik veya biyolojik tüm yapay kapak türlerinde görülebilir. Kaçağın miktarı hafif, orta veya ciddi düzeyde olabilir. Hafif kaçaklar çoğu zaman belirti vermezken, ciddi kaçaklar kalp fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
Paravalvüler Kaçak Neden Oluşur?
Paravalvüler kaçağın en sık nedeni, yapay kapağın kalp dokusuna tam olarak tutunamamasıdır. Bu durum ameliyat tekniğiyle ilişkili olabileceği gibi, hastaya ait bazı faktörlerden de kaynaklanabilir.
En önemli nedenlerden biri enfeksiyondur. Kalp kapağı enfeksiyonu olarak bilinen endokardit, dikişlerin gevşemesine ve kapak çevresinde boşluk oluşmasına yol açabilir. Ayrıca kalp dokusunun zayıf olması, ileri yaş, kireçlenme veya daha önce geçirilmiş kalp ameliyatları da riski artırır.
Bazı hastalarda ameliyattan hemen sonra, bazılarında ise yıllar içinde PVL gelişebilir. Bu nedenle uzun dönem takip büyük önem taşır.
Paravalvüler Kaçak Belirtileri Nelerdir?
Paravalvüler kaçak her zaman belirti vermeyebilir. Hafif düzeydeki kaçaklar, rutin kontroller sırasında tesadüfen saptanabilir. Ancak kaçağın şiddeti arttıkça bazı şikâyetler ortaya çıkabilir.
En sık görülen belirtilerden biri nefes darlığıdır. Özellikle eforla artan nefes darlığı, kalbin yeterince etkili çalışamadığını gösterebilir. Çabuk yorulma, çarpıntı ve bacaklarda şişlik de diğer belirtiler arasındadır.
Bazı hastalarda kansızlık gelişebilir. Bunun nedeni, kaçak bölgesinden geçen kan hücrelerinin hasar görmesidir. Bu durum halsizlik, solukluk ve baş dönmesi gibi şikâyetlere yol açabilir. Nadiren göğüs ağrısı veya bayılma hissi de görülebilir.
Paravalvüler Kaçak Nasıl Teşhis Edilir?
PVL tanısında en önemli yöntem ekokardiyografidir. Ekokardiyografi, kalbin ultrasonla görüntülenmesini sağlayan ağrısız bir incelemedir. Bu yöntemle yapay kapağın durumu ve çevresindeki olası kaçaklar değerlendirilebilir.
Bazı durumlarda daha ayrıntılı görüntüleme gerekebilir. Transözofageal ekokardiyografi adı verilen yöntemde, ultrason probu yemek borusundan ilerletilerek kalp daha yakından incelenir. Bu yöntem, küçük kaçakların saptanmasında oldukça etkilidir.
Gerekli görülen hastalarda kalp tomografisi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ileri tetkikler de kullanılabilir. Kansızlık şüphesi varsa kan testleri yapılır ve diğer nedenler dışlanır.
Paravalvüler Kaçak Tedavi Edilmeli midir?
Paravalvüler kaçağın tedavisi, kaçağın derecesine ve hastanın şikâyetlerine göre planlanır. Hafif ve belirti vermeyen kaçaklarda genellikle düzenli takip yeterlidir. Bu hastalarda belirli aralıklarla ekokardiyografi yapılır ve durumun ilerleyip ilerlemediği izlenir.
Orta veya ciddi kaçaklarda, özellikle nefes darlığı, kalp yetmezliği bulguları veya kansızlık varsa tedavi gündeme gelir. Tedavi edilmediğinde kalp fonksiyonları zamanla bozulabilir ve yaşam kalitesi düşebilir.
Paravalvüler Kaçak Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Günümüzde PVL tedavisinde cerrahi ve girişimsel olmak üzere iki temel yaklaşım vardır. Hangi yöntemin seçileceği hastanın genel durumu, kaçağın yeri ve büyüklüğü gibi faktörlere bağlıdır.
Cerrahi tedavi, yapay kapağın yeniden düzeltilmesini veya değiştirilmesini içerir. Ancak tekrar ameliyatlar, özellikle ileri yaşta ve ek hastalıkları olan hastalarda daha yüksek risk taşıyabilir.
Son yıllarda girişimsel yöntemler ön plana çıkmıştır. Kateter yoluyla yapılan bu işlemlerde, kasıktan girilerek kalbe ulaşılır ve kaçak bölgesi özel kapatma cihazlarıyla kapatılır. Bu yöntem, açık kalp ameliyatına göre daha az risklidir ve iyileşme süresi daha kısadır.
Paravalvüler Kaçak Sonrası Takip Nasıldır?
PVL tanısı alan hastaların düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşır. Takip sıklığı, kaçağın derecesine ve uygulanan tedaviye göre belirlenir. Hastaların doktor kontrollerini aksatmaması ve önerilen tetkikleri zamanında yaptırması gerekir.
Ayrıca enfeksiyonlardan korunmak önemlidir. Diş tedavileri veya bazı cerrahi işlemler öncesinde doktorun önerdiği koruyucu antibiyotiklerin kullanılması gerekebilir. Bu önlemler, yeni bir kapak enfeksiyonu riskini azaltır.
Hastaların nefes darlığı, çarpıntı veya ani halsizlik gibi yeni şikâyetler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması önerilir.
Paravalvüler Kaçak ile Yaşam
Paravalvüler kaçak tanısı almak, hastalarda endişe yaratabilir. Ancak günümüzde hem tanı hem de tedavi olanakları oldukça gelişmiştir. Uygun takip ve doğru tedaviyle birçok hasta günlük yaşamına sorunsuz şekilde devam edebilir.
Kalp sağlığını korumak için düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve doktorun önerdiği ilaçların düzenli kullanımı önemlidir. Sigara kullanımı varsa bırakılması, kalp üzerindeki yükü azaltır.
Her hastanın durumu farklıdır. Bu nedenle PVL ile ilgili en doğru yaklaşım, hastayı takip eden kardiyoloji ve kalp cerrahisi ekipleri tarafından belirlenir. Düzenli kontrollerle riskler azaltılabilir ve yaşam kalitesi korunabilir.
S.S.S.
Paravalvüler kaçak nasıl oluşur?
Protez kalp kapağının yerleştirildiği alanda tam oturmaması ya da enfeksiyon gibi nedenlerle dikiş hattında gevşeme oluşması sonucu kapak çevresinden kan sızmasıyla meydana gelir.
Paravalvüler kaçak en sık hangi durumlarda görülür?
Mekanik ya da biyoprotez kapak takılan hastalarda; özellikle enfeksiyon (endokardit), doku zayıflığı veya cerrahi teknik yetersizliği sonrası daha sık görülür.
Paravalvüler kaçak ne tür şikâyetlere yol açar?
Hafif kaçaklar belirti vermeyebilir. Ancak ileri düzeyde olanlar nefes darlığı, halsizlik, çarpıntı, kalp yetmezliği ve kansızlık gibi sorunlara neden olabilir.
Paravalvüler kaçak nasıl teşhis edilir?
Ekokardiyografi, özellikle transözofageal (TEE) yöntemle kaçak bölgesi ve şiddeti net olarak değerlendirilir. Gerekirse BT veya kardiyak MR da kullanılır.
Paravalvüler kaçak tedavisinde her zaman cerrahi gerekir mi?
Hayır, küçük ve semptomsuz kaçaklar takip edilebilir. Ancak ciddi semptomları olan veya kalp yetmezliğine yol açan olgularda cerrahi ya da kateterle müdahale gerekir.
Paravalvüler kaçak kateter yöntemiyle kapatılabilir mi?
Evet, uygun vakalarda perkütan cihazlarla kaçak bölgesi kateter aracılığıyla kapatılabilir. Bu yöntem yüksek cerrahi risk taşıyan hastalarda öncelikli tercih edilebilir.
Paravalvüler kaçak kansızlığa neden olabilir mi?
Evet, özellikle mitral kapak çevresindeki kaçaklar kırmızı kan hücrelerinin yıkımına yol açarak hemolitik anemiye sebep olabilir.
Paravalvüler kaçak ilerleyici bir durum mudur?
Bazı kaçaklar zamanla büyüyebilir veya semptomlara yol açmaya başlayabilir. Bu nedenle düzenli takip ve görüntüleme önemlidir.
Paravalvüler kaçak sonrası tekrar ameliyat riski var mıdır?
Eğer kaçak ciddi boyuttaysa ve girişimsel tedaviyle kontrol altına alınamazsa tekrar açık kalp cerrahisi gerekebilir. Bu karar hastanın durumuna göre verilir.
Paravalvüler kaçak hastanın yaşam kalitesini nasıl etkiler?
Şiddetli kaçaklarda nefes darlığı, halsizlik ve tekrarlayan hastane yatışları yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Uygun tedaviyle bu etkiler kontrol altına alınabilir.

Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 25 yılı aşkın deneyime sahip bir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanıdır. Türkiye’de kapalı kalp ve atan kalpte bypass ameliyatlarının öncülerindendir. Bugüne kadar binlerce başarılı ameliyat gerçekleştirmiş, ulusal ve uluslararası dergilerde 100’den fazla bilimsel makale yayımlamıştır.
