Endoskopik (kapalı) safen ven çıkarılması işlemi, bacakta bulunan safen toplardamarının küçük kesiler aracılığıyla endoskopik yöntemle çıkarılmasıdır. Bu yöntem genellikle koroner arter bypass cerrahisinde greft elde etmek amacıyla uygulanır ve klasik açık tekniğe göre daha az doku travması oluşturur.

Endoskopik safen ven çıkarılması işlemi, özel kamera ve cerrahi el aletleri kullanılarak cilt altından damar hazırlama esasına dayanır. Küçük insizyonlardan ilerletilen sistem sayesinde damar bütünlüğü korunarak çıkarılır ve çevre dokulara verilen hasar en aza indirilir.

Kapalı yöntemle safen ven çıkarılmasının avantajları arasında daha az postoperatif ağrı, düşük enfeksiyon riski ve daha iyi kozmetik sonuçlar yer alır. Daha küçük kesiler sayesinde yara iyileşmesi hızlanır ve hastanede kalış süresi kısalabilir. Bu durum hasta konforunu ve cerrahi başarıyı olumlu etkiler.

Minimal invaziv safen ven cerrahisi sonrası iyileşme süreci genellikle daha konforludur ve erken mobilizasyon sağlanır. Hastalarda yara yeri komplikasyonları daha düşük oranda görülür. Düzenli pansuman, enfeksiyon kontrolü ve hekim önerilerine uyum, optimal iyileşme için önem taşır.

Endoskopik (Kapalı) Safen Ven Nedir?

Endoskopik (kapalı) safen ven çıkarımı, koroner bypass ameliyatlarında kullanılacak safen venin küçük kesiler ve özel kamera sistemi yardımıyla çıkarılması yöntemidir. Klasik açık tekniğe göre daha az doku hasarı oluşturur, enfeksiyon riskini ve yara iyileşme süresini azaltır. Daha az ağrı ve daha iyi kozmetik sonuç sağlar. Özellikle kalp damar cerrahisinde hasta konforunu artıran modern ve güvenli bir tekniktir.

Endoskopik Safen Ven Çıkarılması Nasıl Yapılır?

İşlem, genellikle lokal anestezi veya hafif sedasyon altında yapılır. Cerrah, ultrasonografi yardımıyla sorunlu safen venin yerini belirler. Ardından, kasık veya diz altına çok küçük bir kesi (yaklaşık 0.5-1 cm) yapılır. Bu kesiden bir endoskop (ince, esnek bir tüp ve ucunda kamera bulunan tıbbi cihaz) ven içine ilerletilir. Endoskop, venin iç yüzeyini görüntüleyerek cerrahın veni görmesini sağlar. İşlem sırasında venin etrafına özel bir solüsyon enjekte edilerek çevre dokuların korunması ve venin kontrollü bir şekilde kapanması sağlanır. Endoskop, ven boyunca ilerlerken, venin damar duvarı ısıtılarak veya mekanik olarak kapatılır. İşlem tamamlandıktan sonra, küçük kesi kapatılır ve genellikle bandaj uygulanır. İşlem süresi genellikle 30 ila 60 dakika arasında değişir. Bu yöntem, venin tamamen çıkarılmasını gerektirmediği durumlarda da kullanılabilir; amaç, kanın anormal şekilde akmasını engellemektir.

Hangi Durumlarda Endoskopik Safen Ven Çıkarılması Uygulanır?

Bu işlem, genellikle aşağıdaki durumlar için uygun bir tedavi seçeneğidir:

  • Belirgin Safen Ven Yetmezliği: Ultrasonografi ile kanıtlanmış, safen venin kapakçıklarının düzgün çalışmadığı ve kanın geriye doğru aktığı durumlar.
  • Semptomatik Varisler: Ağrı, şişlik, gece krampları, bacaklarda yorgunluk hissi gibi şikayetlere neden olan varisler.
  • Kozmetik Kaygılar: Estetik olarak rahatsızlık veren büyük ve belirgin varisler.
  • Venöz Ülserler: Varislerin neden olduğu iyileşmeyen yaralar.
  • Geleneksel Cerrahiye Uygun Olmayan Hastalar: Açık cerrahi için risk taşıyan veya bu tür bir ameliyatı tercih etmeyen hastalar.

Önemli Not: Her hastanın durumu farklıdır ve tedavi kararı, hastanın genel sağlık durumu, varislerin ciddiyeti ve yerleşimi gibi faktörler göz önünde bulundurularak bir kalp ve damar cerrahı tarafından verilmelidir. Yaklaşık %80 oranında safen ven yetmezliği bu yöntemle tedavi edilebilir.

Endoskopik Safen Ven Çıkarılmasının Avantajları

Endoskopik (kapalı) safen ven çıkarılması, geleneksel açık cerrahiye kıyasla birçok önemli avantaja sahiptir. Bu avantajlar, hasta deneyimini olumlu yönde etkileyerek tedaviyi daha çekici hale getirir.

  • Minimal İnvazivlik ve Küçük Yara İzleri

Bu yöntemin en belirgin avantajı, minimal invaziv olmasıdır. Geleneksel cerrahide olduğu gibi 20-30 cm’lik uzun kesiler yerine, sadece birkaç milimetrelik (genellikle 0.5-1 cm) çok küçük kesiler yapılır. Bu küçük kesiler, hem cerrahi travmayı azaltır hem de işlem sonrası belirgin yara izlerinin oluşmasını engeller. Sonuç olarak, hastalar daha iyi kozmetik sonuçlar elde ederler. Yara izlerinin neredeyse görünmez olması, özellikle estetik kaygıları olan hastalar için büyük bir artıdır. Ayrıca, küçük kesiler enfeksiyon riskini de düşürür.

  • Daha Hızlı İyileşme Süreci

Minimal invaziv yaklaşım, doğal olarak daha hızlı bir iyileşme süreci anlamına gelir. Hastalar genellikle işlemden birkaç saat sonra yürüyebilirler ve aynı gün taburcu edilebilirler. Geleneksel cerrahide hastaların hastanede kalma süresi birkaç gün olabilirken, endoskopik yöntemde bu süre birkaç saate iner. Ağrı ve rahatsızlık hissi de daha azdır. Çoğu hasta, işlemden sonraki 1-2 gün içinde normal günlük aktivitelerine dönebilir. Tam iyileşme süresi, kişiden kişiye değişmekle birlikte, genellikle birkaç hafta sürer. Bu hızlı iyileşme, hastaların iş ve sosyal yaşamlarına daha çabuk dönmelerini sağlar.

  • Azaltılmış Ağrı ve Şişlik

İşlem sırasında çevre dokulara verilen hasarın minimum olması, ameliyat sonrası ağrı ve şişlik miktarını önemli ölçüde azaltır. Geleneksel cerrahide görülebilen yoğun ağrı ve uzun süreli şişlikler, bu yöntemde çok daha hafiftir. Hastalar, işlem sonrası genellikle hafif ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen bir rahatsızlık hissederler. Şişlikler de birkaç gün içinde önemli ölçüde azalır. Bu, hastaların ameliyat sonrası dönemde daha konforlu olmalarını sağlar ve hareket kabiliyetlerini daha erken kazanmalarına yardımcı olur.

  • Enfeksiyon ve Kanama Riskinde Azalma

Küçük kesi alanları ve daha az doku travması, enfeksiyon riskini geleneksel cerrahiye göre düşürür. Açık cerrahide daha geniş bir yara alanı olduğu için enfeksiyon riski daha yüksektir. Benzer şekilde, işlem sırasındaki kanama da minimaldir. Endoskopik cihazların veni ısıtarak kapatma özelliği, kanamayı kontrol altına almada etkilidir. Bu durum, hastaların daha güvenli bir cerrahi deneyim yaşamasına olanak tanır. Ortalama kan kaybı, geleneksel cerrahiye göre %70’e kadar daha az olabilir.

  • Lokal Anestezi Altında Uygulanabilme

Endoskopik safen ven çıkarılması, sıklıkla lokal anestezi veya hafif sedasyon altında yapılabilir. Bu, hastalar için genel anestezi risklerinden kaçınma imkanı sunar. Genel anestezi, özellikle yaşlı veya başka sağlık sorunları olan hastalar için ek riskler taşıyabilir. Lokal anestezi ile işlem, daha güvenli ve hasta için daha konforlu hale gelir. Hastalar işlem sırasında uyanık kalabilirler, ancak rahatlatılmış bir durumda olurlar. Bu, işlem sonrası iyileşme sürecini de olumlu etkiler. Yaklaşık %90 oranında hasta lokal anestezi ile tedavi edilebilir.

  • Daha Düşük Nüks Oranı (Bazı Vakalar İçin)

Endoskopik yöntem, veni tamamen kapatmayı veya çıkarmayı hedeflediği için, bazı durumlarda varis nüksü (tekrarlaması) oranını azaltabilir. Ancak, nüks oranları hastanın genel venöz sağlığına, yaşam tarzına ve işlem sonrası takip düzenine bağlı olarak değişebilir. Cerrahın tekniği ve venin tam olarak kapatılması da bu oranı etkiler. Bazı çalışmalar, endoskopik yöntemlerin uzun vadede geleneksel yöntemlere benzer veya daha iyi sonuçlar verebildiğini göstermektedir. Örneğin, 5 yıllık takipte nüks oranı %5 ile %10 arasında değişebilir.

  • Poliklinik Şartlarında Uygulanabilirlik

İşlemin minimal invaziv doğası ve genellikle lokal anestezi ile yapılabilmesi, hastaların aynı gün evlerine dönebilmelerine olanak tanır. Bu, hastane yatış gerekliliğini ortadan kaldırır veya büyük ölçüde azaltır. Böylece hem hastalar için hem de sağlık sistemi için maliyet etkinliği artar. İşlem, özel kliniklerde veya hastanelerin ayakta tedavi bölümlerinde başarıyla gerçekleştirilebilir. Bu durum, hastaların günlük yaşamlarına kesintisiz devam etmelerini kolaylaştırır.

Endoskopik Safen Ven Çıkarılması Sonrası Süreç

İşlem sonrası dönem, hastanın konforunu ve hızlı iyileşmesini sağlamak açısından önemlidir. Doktorun önerilerine uyum, başarı oranını artırır.

  • İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

İşlem sonrası hastalara genellikle kompresyon çorabı giymeleri önerilir. Bu çoraplar, venöz dolaşımı destekleyerek şişliği azaltır ve kan pıhtısı oluşma riskini düşürür. Hastaların bol sıvı tüketmeleri ve ilk birkaç gün hafif egzersizler yapmaları (yürüyüş gibi) önerilir. Ağır fiziksel aktivitelerden ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılmalıdır. Yara bölgelerinin temiz ve kuru tutulması, enfeksiyon riskini önler. Ağrı kontrolü için doktorun önerdiği ağrı kesiciler kullanılabilir. Genellikle 1-2 gün içinde normal aktivitelere dönülebilir, ancak tam iyileşme süreci 2-4 hafta sürebilir. Ortalama olarak hastaların %95’i işlemden sonraki 1 hafta içinde işlerine dönebilir.

  • Olası Komplikasyonlar ve Önlemler

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, endoskopik safen ven çıkarılmasında da bazı olası komplikasyonlar mevcuttur. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, sinir hasarı (nadiren), pigmentasyon değişiklikleri veya venin tam kapanmaması yer alabilir. Ancak bu komplikasyonların görülme sıklığı oldukça düşüktür. Örneğin, enfeksiyon riski %1’in altındadır. Doktorunuz, işlem öncesinde bu riskleri sizinle detaylı olarak paylaşacaktır. İşlem sonrası ani ve şiddetli ağrı, kızarıklık, şişlik veya ateş gibi belirtiler yaşanırsa derhal doktorunuza başvurmanız önemlidir. Erken teşhis ve müdahale, olası sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar.

Güncellenme Tarihi: 25.02.2026
Call Now Button