Hibrit aort cerrahisi, kompleks aort hastalıklarının tedavisinde açık cerrahi ve endovasküler yöntemlerin aynı seansta veya aşamalı olarak birlikte uygulanmasını ifade eden ileri bir yaklaşımdır. Bu yöntem, yüksek riskli hastalarda daha güvenli ve etkili tedavi imkânı sunar.

Hibrit aort cerrahisi en sık aort arkı anevrizmaları, disseksiyonlar ve yaygın aort patolojilerinde tercih edilir. Açık cerrahi ile damar dalları yeniden yapılandırılırken, stent greft uygulamalarıyla aortun hastalıklı segmentleri kapatılır ve kan akımı kontrol altına alınır.

Hibrit aort cerrahisinde hasta değerlendirmesi multidisipliner bir ekip tarafından yapılır. Detaylı bilgisayarlı tomografi anjiyografi ile aort anatomisi, dallanma yapıları ve ek hastalıklar analiz edilir. Uygun stratejinin belirlenmesi cerrahi başarının temelini oluşturur.

Hibrit aort cerrahisinin avantajları arasında daha az invaziv girişim, azalmış kanama riski ve daha kısa yoğun bakım süresi yer alır. Özellikle ileri yaş ve ek hastalığı olan bireylerde komplikasyon oranlarını düşürebilir. Deneyimli merkezlerde uzun dönem sonuçlar yüz güldürücüdür.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Tanım Hibrit aort cerrahisi, açık cerrahi ile endovasküler tedavi yöntemlerinin aynı seansta veya ardışık şekilde birleştirilerek uygulandığı, kompleks aort hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir yaklaşımdır.
Endikasyonlar Torakoabdominal aort anevrizmaları, aort diseksiyonları (özellikle tip B komplike), yaygın aort anevrizmaları, aort arkus hastalıkları, yüksek riskli veya açık cerrahiye uygun olmayan hastalar.
Hedefi Aortun farklı segmentlerini etkileyen lezyonlarda, organ perfüzyonunu koruyarak mortalite ve morbiditeyi azaltmak, cerrahi travmayı en aza indirmek.
Uygulama Alanları Özellikle “chronic aortic arch pathology” ve “thoracoabdominal aortic aneurysm” gibi geniş ve çok segmentli aort hastalıklarında tercih edilir.
Kullanılan Teknikler “Debranching” (aort dallarının açık cerrahi ile başka yere taşınması), ardından TEVAR (thoracic endovascular aortic repair) veya EVAR (endovascular aneurysm repair) ile stent greft yerleştirilmesi.
Avantajları Daha az invaziv girişimle yüksek riskli hastalarda uygulanabilirlik, organ perfüzyonunun korunması, iyileşme süresinin kısalması, anestezi riskinin azaltılması.
Dezavantajları Teknik karmaşıklık, yüksek ekipman ve deneyim gereksinimi, endoleak riski, böbrek yetmezliği, parapleji gibi komplikasyon riski.
Ameliyat Süreci Genellikle ilk olarak açık cerrahiyle aort dallarının transpozisyonu yapılır (örneğin supraaortik dallar), ardından endovasküler yolla stent greft yerleştirilir.
Takip Gereksinimi Düzenli BT anjiyografi ile stent pozisyonu ve endoleak kontrolü, kan basıncının yakından izlenmesi, renal fonksiyonların takibi.
Uzun Dönem Sonuçlar Seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar verir. Takip süreci kritik öneme sahiptir. Açık ve endovasküler girişimin komplikasyon risklerini birlikte taşıdığı için multidisipliner yaklaşım gerektirir.

Aort ve Aort Hastalıkları Nedir?

Aort, kalpten çıkan ve vücudun tüm organlarına oksijenli kan taşıyan en büyük atardamardır. Göğüs ve karın boşluğu boyunca uzanır ve hayati öneme sahiptir. Aortta gelişen hastalıklar, genellikle ciddi ve hayatı tehdit edici olabilir.

En sık görülen aort hastalıkları arasında aort anevrizması (damarın balonlaşması), aort diseksiyonu (damar duvarının yırtılması) ve aortun daralması yer alır. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmezse ani iç kanama, organ hasarı ve ani ölüm gibi sonuçlara yol açabilir.

Hibrit Aort Cerrahisi Nedir?

Hibrit aort cerrahisi, açık cerrahi ve endovasküler (kapalı) yöntemlerin aynı tedavi planı içinde uygulanmasıdır. Bu yaklaşımda, aortun bir bölümü klasik cerrahi ile onarılırken, diğer bölümü damar içinden yerleştirilen stent-greftler ile tedavi edilir.

Bu yöntem, özellikle aortun uzun bir bölümünü tutan ya da dallarının etkilendiği karmaşık hastalıklarda kullanılır. Tek bir yöntemle çözümün riskli olduğu durumlarda hibrit cerrahi önemli bir avantaj sağlar.

Hangi Hastalarda Tercih Edilir?

Hibrit aort cerrahisi her hasta için uygun değildir. Genellikle belirli özelliklere sahip hastalarda tercih edilir. İleri yaşta olan, kalp, akciğer veya böbrek hastalığı bulunan kişilerde açık ameliyat riski yüksek olabilir. Bu hastalarda hibrit yöntem daha güvenli bir seçenek sunar.

Ayrıca daha önce aort ameliyatı geçirmiş hastalarda, tekrar açık cerrahi yapmak zor olabilir. Aortun hem göğüs hem karın bölgesini ilgilendiren yaygın hastalıklarında da hibrit yaklaşım tercih edilebilir.

Hibrit Aort Cerrahisi Nasıl Uygulanır?

Hibrit cerrahi genellikle özel donanımlı ameliyathanelerde gerçekleştirilir. İşlem tek seansta ya da hastanın durumuna göre aşamalı olarak yapılabilir. İlk aşamada açık cerrahi ile aortun kritik dalları korunur veya yeniden düzenlenir.

İkinci aşamada ise kasıktan veya başka bir damardan girilerek stent-greft yerleştirilir. Stent-greft, hastalıklı aort bölümünü içeriden kaplayarak kanın güvenli bir şekilde akmasını sağlar. Böylece damar duvarına binen basınç azalır ve yırtılma riski düşer.

Açık Cerrahi ve Endovasküler Yöntem Arasındaki Fark

Açık aort cerrahisi, göğüs veya karın bölgesinin açılmasını gerektirir. Bu yöntem etkili olmakla birlikte iyileşme süresi uzundur ve komplikasyon riski daha yüksektir. Endovasküler yöntem ise daha küçük kesilerle uygulanır ve hasta genellikle daha hızlı toparlanır.

Hibrit cerrahi, bu iki yöntemin avantajlarını birleştirir. Açık cerrahinin sağladığı kalıcı onarım ile kapalı yöntemin daha az travmatik yapısı birlikte kullanılır. Bu sayede tedavi başarısı artarken riskler azaltılabilir.

Hibrit Aort Cerrahisinin Avantajları

Bu yöntemin en önemli avantajı, yüksek riskli hastalarda bile tedavi imkânı sunmasıdır. Daha az kan kaybı, daha kısa yoğun bakım süresi ve daha hızlı iyileşme sağlanabilir. Ayrıca bazı hastalarda açık cerrahiye bağlı komplikasyonlar azaltılabilir.

Hibrit yaklaşım, cerraha daha fazla esneklik sağlar. Aortun karmaşık anatomisi daha iyi kontrol edilebilir ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturulabilir. Bu da uzun vadeli sonuçların daha başarılı olmasına katkı sağlar.

Olası Riskler ve Komplikasyonlar

Her cerrahi işlemde olduğu gibi hibrit aort cerrahisinin de bazı riskleri vardır. Enfeksiyon, kanama, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve pıhtı oluşumu bu riskler arasında yer alır. Nadiren de olsa stent kayması veya damar tıkanıklığı görülebilir.

Ancak bu riskler, hastanın genel durumu ve deneyimli bir ekip tarafından yapılan planlama ile en aza indirilebilir. İşlem öncesi detaylı tetkikler yapılması bu nedenle büyük önem taşır.

Ameliyat Sonrası Süreç Nasıldır?

Hibrit aort cerrahisi sonrası hastalar genellikle yoğun bakımda kısa süreli takip edilir. Açık cerrahiye kıyasla hastanede kalış süresi çoğu zaman daha kısadır. Hasta birkaç gün içinde ayağa kalkabilir ve günlük aktivitelerine kademeli olarak dönebilir.

Ameliyat sonrası dönemde düzenli kontroller büyük önem taşır. Görüntüleme yöntemleri ile stentin durumu ve aortun iyileşme süreci takip edilir. Doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalı ve yaşam tarzı değişikliklerine dikkat edilmelidir.

Hibrit Aort Cerrahisi Kimler Tarafından Yapılır?

Bu tür cerrahiler, kalp ve damar cerrahisi alanında deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilir. Cerrah, girişimsel radyolog ve anestezi uzmanının birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Merkez seçimi, tedavinin başarısı açısından oldukça önemlidir.

Hastanın tedavi planı, detaylı değerlendirme sonrası kişiye özel olarak belirlenir. Bu nedenle her hasta için aynı yöntem uygulanmaz.

S.S.S.

Hibrit aort cerrahisi neyi amaçlar?

Hibrit aort cerrahisi, açık cerrahi ve endovasküler yöntemleri birleştirerek aortun farklı bölgelerindeki sorunları tek seansta ve daha az riskle tedavi etmeyi amaçlar.

Hibrit aort cerrahisi hangi durumlarda tercih edilir?

Aort anevrizmaları, diseksiyonları ve kompleks aort lezyonlarında; özellikle hem torasik hem abdominal bölgelerin müdahale gerektirdiği vakalarda kullanılır.

Hibrit aort cerrahisi nasıl uygulanır?

Cerrahiyle damarların yeniden yönlendirilmesi (debranching) yapılır, ardından endovasküler olarak stent greft yerleştirilerek anevrizma ya da diseksiyon alanı kapatılır.

Hibrit aort cerrahisi geleneksel cerrahiye göre daha mı güvenlidir?

Yüksek riskli hastalarda daha az invaziv olması nedeniyle komplikasyon riski düşer. Özellikle ileri yaş veya ek hastalığı olanlarda güvenli bir alternatiftir.

Hibrit aort cerrahisi sonrası iyileşme süreci nasıldır?

Açık cerrahiye göre hastanede kalış süresi daha kısa olabilir. Hastalar genellikle birkaç hafta içinde normal yaşantılarına dönebilirler.

Hibrit aort cerrahisi her hastaya uygulanabilir mi?

Hayır, damar yapısı, anevrizmanın yeri, hastanın genel sağlık durumu ve daha önceki girişimler tedavi kararında belirleyici olur.

Hibrit aort cerrahisinde kullanılan stent greftler kalıcı mıdır?

Evet, endovasküler olarak yerleştirilen stent greftler uzun süre damar duvarını desteklemek amacıyla kalıcı olarak yerinde bırakılır.

Hibrit aort cerrahisi sonrası hangi takipler yapılmalıdır?

Rutin BT anjiyografi ile stent pozisyonu ve damar açıklığı izlenir. Ayrıca kan basıncı kontrolü ve yaşam tarzı düzenlemeleri önemlidir.

Hibrit aort cerrahisi ile komplikasyon riski tamamen ortadan kalkar mı?

Hayır, düşük riskli olsa da kanama, stent kayması, inme ve böbrek fonksiyon bozukluğu gibi komplikasyonlar görülebilir. Bu yüzden deneyimli merkezlerde yapılmalıdır.

Hibrit aort cerrahisi sonrası tekrar ameliyat gerekebilir mi?

Nadiren de olsa stentte yer değişikliği, tıkanıklık ya da yeni anevrizma gelişirse ek müdahaleye ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle düzenli takip şarttır.

Son Güncellenme: 25 December 2025
Call Now Button